Gazeteci Ali Can Uludağ’ın Cumhurbaşkanına hakaret ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlamalarıyla tutuklanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mehmet Bora Zor, sürecin kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu ifade etti. Zor, somut delil ortaya konulmadan yapılan tutuklamaların basın özgürlüğüne zarar verdiğini söyledi.

Zor, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Ali Can Uludağ’ın hangi sözü Cumhurbaşkanına hakaret sayılmıştır? Bunun somut biçimde ortaya konulması gerekir. Kamuoyuna açık bir şekilde delil gösterilmeden yapılan tutuklamalar vicdanları rahatsız eder.”
“Gazetecilik suç değildir. Bir gazeteci eleştirel haber yaptığı için özgürlüğünden mahrum bırakılıyorsa burada ciddi bir sorun vardır.”

“Yargılama sonucunda beraat ederse, tutuklu kaldığı sürenin hesabını kim verecek? Hukuk süreci işletilmeden ceza çekilmesi doğru değildir. Bu mesele siyasi değil, adalet meselesidir.”
Tutuklama Gerekçelerine Eleştiri
Zor, delil karartma ve kaçma şüphesi gibi gerekçelerin açık şekilde izah edilmesi gerektiğini belirterek, yayımlanmış bir haberin sonradan “karartılmasının” mantıklı bir açıklamasının bulunmadığını dile getirdi.

Bu tür uygulamaların gazeteciler üzerinde baskı oluşturduğunu ve otosansüre yol açabileceğini söyleyen Zor, basının halk adına denetim görevi yürüttüğünü vurguladı.

Destici’nin Açıklamasına Yanıt
Zor, Mustafa Destici’nin “Cumhurbaşkanına hakaret etmişse tutuklanacak” şeklindeki sözlerine de değinerek, değerlendirmelerin somut örneklere dayanması gerektiğini ifade etti.
“Eğer bir hakaret varsa, hangi sözle yapıldığı açıkça ortaya konulmalıdır. Peşinen hüküm vermek yerine hukukun işlemesini beklemek gerekir.”
Bora Zor, açıklamasının sonunda Ali Can Uludağ’ın tutukluluk sürecinin basın özgürlüğü açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtti.

Kaynak: Haber Merkezi