Gazeteciliğin tarihi, insanlığın bilgiye ulaşma ve bilgiyi yayma ihtiyacıyla şekillendi. Matbaanın icadından önce haberler, tüccarlar, denizciler ve gezginler aracılığıyla sözlü olarak aktarılıyor, seyyar satıcılar ve gezgin oyuncular sayesinde kasabadan kasabaya yayılıyordu. Bu dönemde haber akışı düzensiz ve güvenilirlik açısından zayıftı.17. yüzyılda Avrupa’da ilk gazetelerin yayımlanmasıyla birlikte düzenli, yazılı ve daha sistemli bir haberleşme dönemi başladı. 18. yüzyılda gazeteler gazetecilerin başlıca aracı haline gelirken, 19. yüzyılda baskı teknolojilerindeki gelişmeler, ucuz kâğıt kullanımı ve okuryazarlığın artmasıyla tirajlar hızla yükseldi. Aynı dönemde gazetecilik mesleği profesyonelleşti, muhabirlik kurumsallaştı ve basın özgürlüğü kavramı güç kazandı.
18. yüzyılda radyo ve televizyonun yaygınlaşmasıyla haber daha hızlı, görsel ve kitlelere ulaşabilir hale geldi. Bu medya araçları, gazetelerin etkisini kısmen azaltırken, haberciliğin doğasını da dönüştürdü. Özellikle savaş dönemlerinde medya, kamuoyunun yönlendirilmesinde önemli bir rol üstlendi.
19. yüzyıla gelindiğinde ise internet gazeteciliği, haber üretimi ve tüketiminde köklü bir değişim yarattı. Ücretsiz dijital içeriklerin yaygınlaşması, geleneksel gazetelerin abonelik ve reklam modellerini zayıflattı. Birçok basın kuruluşu ekonomik krizlerle karşı karşıya kalırken, dijital platformlara uyum sağlamak zorunda kaldı.
Günümüz gazeteciliği; kişiselleştirme, küreselleşme, yerelleşme ve ekonomik daralma gibi temel eğilimlerle şekilleniyor. Gazetecilik, değişen teknolojiye rağmen kamunun doğru, hızlı ve güvenilir bilgiye erişimini sağlama misyonunu sürdürmeye devam ediyor.